10 Mart 2013 Pazar

Kolera Günlerinde “Check-in” yapmak


Uzun zamandır kafamı kurcalayan bi meseleydi bu Blog yazma işi, bugüne kısmetmiş. Artık ara sıra yazarım buraya uzun uzadıya, okursanız ne âlâ..

Normalde sevmem böyle yazma işlerini; dolu zamanlarımda kitap-dergi okurum ( zira boş zamanımda kitap okurum diyen adamın dolu zamanında uranyum zenginleştiriyor olması lazım )  ama yazı işleri hep sıkıntılı gelirdi bana. İnsan birşeyler yazmaya kalktı mı bi beğenilme çabası oluşuyor durduk yere, sanırsın Dostoyevski okuyacak da “bu olmamış, sittiret boşver yazma sen” diyecek.. Ulan ben günlük bile tutamadım bu yüzden anasını satayım. Hayatımın belli dönemlerinde girişimlerim olmadı değil tabi. Dedim oğlum bak bunlar güzel günler yaz arada birşeyler, bakar bakar anarsın falan.. ‘Amma, lakin ki’ öyle olmadı.. İlk günlük girişimlerimi görmen lazım böyle bir felaket olamaz. Sevgili günlüğe sevdiğim kızdan bahsedip babam okumasın diye gardrobun arkasına sakladığımı bilirim. Sonra da orada kaldı zaten o ayrı mesele de  her neyse, çocukluk travmaları bir kenarda dursun sonra değiniriz.. Dediğim gibi yazı işleri hep uzak gelirdi bana ama bu sıra pek oturup da birilerine birşeyler anlatasım gelmiyor hacı, herkesin kendince var bir meşgalesi, bazı meseleler artık pek de umurunda değil milletin.

Aylak zamanlarımızda çaya sohbete gidiyoruz ‘arkadaşlarla bazı bazı’, birkaç sene öncesine kadar ne muhabbetler dönerdi aklın almaz, ama o işin de eski tadı kalmadı.. Tam karşımdaki adama bir heyecanla şevkle bi’ mevzudan bahsedeceğim o an nasıl gaza gelmişim; adam gömülmüş Ayfon’a “anlat abi ben seni dinliyorum” diyor. Şimdi mevzu böyle olunca neyi kime anlatıyorsun? Adam mekan bildirme peşinde.. Tek derdiniz “dur bi etiket çakayım da adam geziyor desinler” mi nedir bilmem, ilgilenmem de. Sözde duygusal milletiz ha değer veririz dost muhabbetine falan. Yalan oluyoruz oğlum yalan oluyoruz! Twitterda falan baksan herkes bi alıntılar bi aforizmalar.. Sizin aforizmanıza tüküreyim iki kelam laf edin de diyelim ki “ha bu adam yaşamış görmüş, kafalı adam..”

Velhasıl, ilk yazımın bir konusu yok sayın okuyan,  bu yüzden “bu meseleleri geç, sen ne konuşuyon lan değişik?” demeyin, bu yazıda henüz dünyayı kurtarmayacağız. Girizgah basamağını atlatabilmek adına ilk yazımı yayınlayayım aradan çıksın dedim. Sosyolojik meselelerle ve şiirle alakam yüksek.. Sürekli de gözlem yapan bi adamım çay içerken uzaklara bakıyorsam çok ciddi meselelere kafa yorduğumu düşünmeyin hep bu yüzden. İlerleyen yazılarda günlük alelade hayat kesitleriyle bu meseleleri harmanlayıp ortaya birşeyler dökeceğim ölmez de sağ kalırsak. İlk yazıyı fazla uzatmayalım, Selametle…

2 yorum:

  1. İyisin iyi başkan uranyumdan arta kalan vakitlerimde bakarim :)

    YanıtlaSil
  2. bloğun hayırlı olsun güzel insan
    yazılarını beğendim
    fazla da çalma benden:)
    kib bye...

    YanıtlaSil