Uzun zamandır kafamı kurcalayan bi meseleydi bu Blog
yazma işi, bugüne kısmetmiş. Artık ara sıra yazarım buraya uzun uzadıya,
okursanız ne âlâ..
Normalde sevmem böyle yazma işlerini; dolu
zamanlarımda kitap-dergi okurum ( zira boş zamanımda kitap okurum diyen adamın
dolu zamanında uranyum zenginleştiriyor olması lazım ) ama yazı işleri hep sıkıntılı gelirdi bana.
İnsan birşeyler yazmaya kalktı mı bi beğenilme çabası oluşuyor durduk yere,
sanırsın Dostoyevski okuyacak da “bu olmamış, sittiret boşver yazma sen”
diyecek.. Ulan ben günlük bile tutamadım bu yüzden anasını satayım. Hayatımın
belli dönemlerinde girişimlerim olmadı değil tabi. Dedim oğlum bak bunlar güzel
günler yaz arada birşeyler, bakar bakar anarsın falan.. ‘Amma, lakin ki’ öyle
olmadı.. İlk günlük girişimlerimi görmen lazım böyle bir felaket olamaz.
Sevgili günlüğe sevdiğim kızdan bahsedip babam okumasın diye gardrobun arkasına
sakladığımı bilirim. Sonra da orada kaldı zaten o ayrı mesele de her neyse, çocukluk travmaları bir kenarda
dursun sonra değiniriz.. Dediğim gibi yazı işleri hep uzak gelirdi bana ama bu
sıra pek oturup da birilerine birşeyler anlatasım gelmiyor hacı, herkesin
kendince var bir meşgalesi, bazı meseleler artık pek de umurunda değil
milletin.
Aylak zamanlarımızda çaya sohbete gidiyoruz ‘arkadaşlarla
bazı bazı’, birkaç sene öncesine kadar ne muhabbetler dönerdi aklın almaz, ama o
işin de eski tadı kalmadı.. Tam karşımdaki adama bir heyecanla şevkle bi’
mevzudan bahsedeceğim o an nasıl gaza gelmişim; adam gömülmüş Ayfon’a “anlat
abi ben seni dinliyorum” diyor. Şimdi mevzu böyle olunca neyi kime
anlatıyorsun? Adam mekan bildirme peşinde.. Tek derdiniz “dur bi etiket çakayım
da adam geziyor desinler” mi nedir bilmem, ilgilenmem de. Sözde duygusal
milletiz ha değer veririz dost muhabbetine falan. Yalan oluyoruz oğlum yalan
oluyoruz! Twitterda falan baksan herkes bi alıntılar bi aforizmalar.. Sizin
aforizmanıza tüküreyim iki kelam laf edin de diyelim ki “ha bu adam yaşamış
görmüş, kafalı adam..”
Velhasıl, ilk yazımın bir konusu yok sayın okuyan, bu yüzden “bu meseleleri geç, sen ne konuşuyon
lan değişik?” demeyin, bu yazıda henüz dünyayı kurtarmayacağız. Girizgah
basamağını atlatabilmek adına ilk yazımı yayınlayayım aradan çıksın dedim. Sosyolojik
meselelerle ve şiirle alakam yüksek.. Sürekli de gözlem yapan bi adamım çay
içerken uzaklara bakıyorsam çok ciddi meselelere kafa yorduğumu düşünmeyin hep
bu yüzden. İlerleyen yazılarda günlük alelade hayat kesitleriyle bu meseleleri
harmanlayıp ortaya birşeyler dökeceğim ölmez de sağ kalırsak. İlk yazıyı fazla
uzatmayalım, Selametle…

İyisin iyi başkan uranyumdan arta kalan vakitlerimde bakarim :)
YanıtlaSilbloğun hayırlı olsun güzel insan
YanıtlaSilyazılarını beğendim
fazla da çalma benden:)
kib bye...